ANA
SAYFAYA
DÖN


Yayın Tarihi; 4.12.2016

Sana Mevsimler Yüklendim -4 Aralık Madenciler Gününe-

Kazma, balta ve sivriç hariç kıyafetlerle adamın yükü bir on beş kilo artıyor.

Çaycuma ve köylükleri eskiden beri, Gelik ve Karadon'a gider kömürde çalışmaya. Köylerin kimisi kazmacıdır, kimisi tabancı, kimisi de domuzdamcıdır. Emek vermek için vardiyalar vardır. Tam, üç vardiya...

İkinci vardiyadaki bir madenciyi, Çaycuma'da, gece sıfır ikide, sofrası hazır, pencere camında bekler hanımı. Evdekilerin anası, emek verenlerden daha çok ağlar. Evdekiler, hikâyeler ve ağıtlar kurar, ocaktaki, ağıtların içinde yaşar.

Bir boş bulunmasınlar, bir disiplini ve bilimi elden bırakmasınlar... Canları yanıverir, yerin altında bilmem filanca kotta...

 

KÖMÜR EMEKÇİLERİ
Kil taşı, kireç taşı, kum taşı, konglomera, kömür, marn ve tüf.
Tutunmuş bin bir çeşit ağaç
Masal yapraklar mevsimlerince koşar
Karadeniz'in açık kapısından kalkan sisler, püsentiler sular
Yağmurun aşkıdır buralar.
En çok yeşili öper.
En çok çevresini tutmuş defnelerle çıplak kayaları
Zonguldak'ta bir sarhoş coğrafya
Unutulmuş yüz yıllık madenci yolları
Şimdi, şu an küçük yapraklı nisanlar bir de mevsim-i gül güneşten saklar bu yolları
Yollar ki dereleri, değirmenleri, kahveyanlarını, dinlenceleri, kayıkçıları ve çöleleri izler.
Kestirme yaya yolları
1930'larda Yukarıdereli Dişlek Osman hüriyesini kaptırır barbutçulara bu kahvelerde
Eşkıyaları saklayan yol kıyılarının ulu kayınları
Ölümüne tahsildarların yolları
On günde bir azıkçıların yolu
Reçber kömür işçilerinin yolu
Hak hukuk hak getire
Mağraların, barakaların ev olduğu Gelik, Karadon
Sapça, Köroğlu, Kırat...
Üzülmez.
Tarihte yemyeşil yaşam alanlarından alınıp katırlar seğirttirilir ayaklarına
Emek dolu, hayat dolu vagonları yürütür katırlar
Katırcılar, demirbaşa kayıtlı katırların seyisleri
Madenkeşlik bilinir en çok.
Alman harbidir, vurulur bu döneme.
Bir kayırmacı ortamdır gık diyemezler 21. yüzyıl taşeronlarına
Trenler işçi taşır coğrafyadan
On binleri taşır
Özlerler mostrayı
Nefeslikler galerilerde
Tahkimatlar göçükleri taşır
Tahkimatçıların elinde coğrafya
Ve bir kama hayat kurtarır ocakta.
Gaz intişarı
Ayakların havesi
Dolan grizu
Gelen kömür tozu infilakı gözleri yakan
Ve yanan canlardı yerin derinliklerinde
ve figandı kurtarma çalışmalarında emekçilerle kurulan imeceler
Devletin sırtında kambur denilerek 
Ver Allahım ver taşerona 
Dönsün tali pervaneler
bacalar ve başyukarılar
Doldur da gel vagonları
Değsin haveye
Kesene ile yüklen tonları
Kamalar hazır
Döner tali pervaneler
Panolar yetmez.
Bir kazmacı ustası bir de kazmacı yedeği,
Şimdilerde pano üretim işçileri
Hep bayrak onda
Hep o sarar dört metrelik sarmayı
Kurt ağızlı direkler sarmada
Baca direklerinde çintili bağ
Körüklerden Balgur baltaları
Körüklerden Baltacı merhum İrfan Koca'nın baltaları
Her usta kurt ağzını,
Bilir çintili direği...
Ağırdır domuzdamcı kazması, tokmak yerinedir aynı zamanda.
Kazmacı kazması hafif,
Madenler bu kazmayla öğünür...
Yok tahkimatta çivi...
Yerin altı kazmacılarla kazılan 
Yerin altı yıldızları yitik mezarlıklar
Artık erişilmez sevdalarla hep bu karanlık
Taşeronlar, kömür bandının üstünde yollar yerin altında bırakılan hayatları
Bir yolculuk başlar
Köyünün coğrafyasına yaklaştıkça derin kederlerle.
Soma'da ocakta facia
Zonguldak da akmış oraya
Taşeronlar parasını 
Memleketler canını sayar
Soma Eynez'den genç yaşında Kemal Yıldız gelir, yüzlerce ölü gelir
Somalı
Zongudak'tan 
Beycumalı, 21 yaşındaki Hasan Avcı gelir
Çaycuma'dan
Yolgeçenli Muharrem Şen ve Nurettin Kara gelir.
Bartın'dan Hasankadılı 32 yaşında Osman Özgün ve 42 yaşında Aydın Özgün gelir.
Maruzatın var çizmeni çıkarma kirlenirse kirlensin sedye.
Bense TTK'nın canını bağışladıklarıyla taşeronların mezarlığından canını kurtaranlarına ahkâm keserim.
Havza-yı fahmiyede umut, bir türlü içeriden çatlatamaz kabuğunu
Ayağının altına
Ayağının altına
Vurun kazmayı kömür emekçileri,
Bağlayın ayağı bağladığınız gibi 
Ve adam gibi konuşsun sizinle direkler.
ve müessesenin önünde baltayı kazmaya
Kazmayı sivrice vurun.
Tediyeleriniz geldiği gibi haklarınız gelsin
Kazmayı baltaya vurun karanlık ayaklara, domuzdamlarına, ana yollara elinde tırpan giremesin azrayıl,
Genç yaşta kaderinizi yenin...


Çaycuma, 13 Mayıs 2014, Seyfettin Ceylan

 

Bu yazı  553 kez okunmuştur.


© Kirnapci
     
 

Bu Haberi Facebook'ta Paylaş